 |
hizmetkopekleri.myfastforum.org service dogs
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
murat
Kayıt: 05 Eyl 2007 Mesajlar: 27
|
Tarih: Cmt Eyl 08, 2007 2:28 am Mesaj konusu: görme engellinin nezaket kuralları(çağrı doğan dan alıntı) |
|
|
Körlüğün Nezaket Kuralları
Çağrı Doğan
Merhaba,
Toplumun kendisiyle barışık olmasının yolunun, toplumu oluşturan unsurlar arasındaki
iletişim ve bu unsurların birbirlerini tanımasından geçtiği düşüncesinden hareketle,
aşağıdaki yazıyı hazırladım.
Benimle karşılaştığınızda bocalayıp, ne yapacağınızı bilemez bir duruma düşmeyin. Aşağıdaki hususları hatırlamanız ikimiz için de yararlı olacaktır:
Ben sıradan bir insanım, yanlızca görmemek gibi bir engelim var. Sesinizi yükseltmenize
ya da bana çocukmuşum gibi davranmanıza gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye
sormayın -- "Kahvesine krema ister mi?" -- yerine bana sorun.
Bağımsız bir şekilde yürümek için uzun bir beyaz baston ya da rehber köpek
kullanabilirim; veya kolunuza girmeyi rica edebilirim. Kararı bana bırakın, ve lütfen
koluma sarılmayın; izin verin ben sizin kolunuza gireyim. Yükselti ve çukurları önceden
sezebilmem için sizden bir adım geride yürümem gerekir.
Odada benimle birlikte kimin bulunduğunu bilmek isterim. Lütfen girdiğinizde konuşun.
Beni başkalarıyla tanıştırın. (çocuklar dahil). Eğer çevremde kedi ya da köpek varsa, bana söyleyin.
Bir odanın veya kabinin veya arabanın yarım açık kapısı benim için bir tehlike oluşturur.
"görmek" gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınmayın. Bu sözcükleri ben de kullanırım.Sizi gördüğüme sevindim, gibi.
Bana acınmasını istemem. Ama görme engelliliği yüceltircesine
konuşmanızı da istemem. Koku alma, dokunma veya işitme
duyularım kör olduğum için ilerlemedi. Bu duyu organlarımı sizden daha çok kullanıyorum ve, dolayısıyla, bu duyularla
sizin aldığınızdan daha fazla bilgi alabilirim -- hepsi bu.
Eğer sizin misafirinizsem, bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi ve hatta -- ışık anahtarını -- gösterin. Işığın açık olup
olmadığını bilmek isterim.
Eğer çok merak ediyorsanız, sizinle görme engellilik konusunda konuşabiliriz, ama bu benim için eski bir hikaye. Benim,
sizin olduğu gibi, bir çok farklı alana ilgim var.
Bir yemekte uyulması gereken kurallarla (sofra adabı) herhangibir sorunum olmaz.
Beni sadece kör bir adam/kadın olarak düşünmeyin. Ben yanlızca görme engeli olan bir kişiyim. Yasa sürücülerin, taşıdığım
beyaz bastonu gördüklerinde, yol hakkını bana vermelerini gerektirir. Sadece görme engelliler beyaz baston taşıyabilir.
Bugün, caddelerde yanlız başına yürüyen daha fazla görme engelliye rastlıyorsunuz. Bunun nedeni sayımızın artması değil,
kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrenmemizdir.
Körlüğün Nezaket Kuralları
Çağrı Doğan
Merhaba,
Toplumun kendisiyle barışık olmasının yolunun, toplumu oluşturan unsurlar arasındaki
iletişim ve bu unsurların birbirlerini tanımasından geçtiği düşüncesinden hareketle,
aşağıdaki yazıyı hazırladım.
Benimle karşılaştığınızda bocalayıp, ne yapacağınızı bilemez bir duruma düşmeyin. Aşağıdaki hususları hatırlamanız ikimiz için de yararlı olacaktır:
Ben sıradan bir insanım, yanlızca görmemek gibi bir engelim var. Sesinizi yükseltmenize
ya da bana çocukmuşum gibi davranmanıza gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye
sormayın -- "Kahvesine krema ister mi?" -- yerine bana sorun.
Bağımsız bir şekilde yürümek için uzun bir beyaz baston ya da rehber köpek
kullanabilirim; veya kolunuza girmeyi rica edebilirim. Kararı bana bırakın, ve lütfen
koluma sarılmayın; izin verin ben sizin kolunuza gireyim. Yükselti ve çukurları önceden
sezebilmem için sizden bir adım geride yürümem gerekir.
Odada benimle birlikte kimin bulunduğunu bilmek isterim. Lütfen girdiğinizde konuşun.
Beni başkalarıyla tanıştırın. (çocuklar dahil). Eğer çevremde kedi ya da köpek varsa, bana söyleyin.
Bir odanın veya kabinin veya arabanın yarım açık kapısı benim için bir tehlike oluşturur.
"görmek" gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınmayın. Bu sözcükleri ben de kullanırım.Sizi gördüğüme sevindim, gibi.
Bana acınmasını istemem. Ama görme engelliliği yüceltircesine
konuşmanızı da istemem. Koku alma, dokunma veya işitme
duyularım kör olduğum için ilerlemedi. Bu duyu organlarımı sizden daha çok kullanıyorum ve, dolayısıyla, bu duyularla
sizin aldığınızdan daha fazla bilgi alabilirim -- hepsi bu.
Eğer sizin misafirinizsem, bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi ve hatta -- ışık anahtarını -- gösterin. Işığın açık olup
olmadığını bilmek isterim.
Eğer çok merak ediyorsanız, sizinle görme engellilik konusunda konuşabiliriz, ama bu benim için eski bir hikaye. Benim,
sizin olduğu gibi, bir çok farklı alana ilgim var.
Bir yemekte uyulması gereken kurallarla (sofra adabı) herhangibir sorunum olmaz.
Beni sadece kör bir adam/kadın olarak düşünmeyin. Ben yanlızca görme engeli olan bir kişiyim. Yasa sürücülerin, taşıdığım
beyaz bastonu gördüklerinde, yol hakkını bana vermelerini gerektirir. Sadece görme engelliler beyaz baston taşıyabilir.
Bugün, caddelerde yanlız başına yürüyen daha fazla görme engelliye rastlıyorsunuz. Bunun nedeni sayımızın artması değil,
kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrenmemizdir.
alıntı:
http://korler.bilkent.edu.tr/korler/kornez.htm
|
|
| Başa dön |
|
 |
murat
Kayıt: 05 Eyl 2007 Mesajlar: 27
|
Tarih: Cmt Eyl 08, 2007 2:43 am Mesaj konusu: |
|
|
GÖRME ÖZÜRLÜLERE KARŞI NASIL DAVRANMALIYIZ ?
Bir görme özürlüye yardımcı olmak istiyorsanız aşağıdaki bilgileri edinmeli ve onlara uygun olarak hareket etmelisiniz.
* Yürürken siz onun koluna değil, o sizin kolunuza girmelidir. Zira kaldırım kenarı veya merdiveni anlaması için yarım adım gerinizden gelmelidir. Merdiven inerken eğer varsa tırabzandan yararlanmak isteyebilir. Kaldırım iniş ve çıkışlarında sürekli sözlü uyarılara gerek yoktur. O sizi yarım adım geriden izlediği için biraz yavaşlamanız yeterlidir.
* Ona ismiyle hitap ediniz. Aksi halde kiminle konuştuğunuzu anlamayabilir. Konuşurken görmek veya kör gibi kelimeleri kullanmaktan çekinmeyin ve yanından ayrılacağınız zaman sözlü olarak bildiriniz.
* Eğer size yol veya yön sorarsa sözcüklerle kesin ve anlaşılır biçimde izah edeniz. El ile işaret etmenin veya göze hitap eden işaretler kullanmanın yararı yoktur. Görme özürlü birini uzaktan bağırarak yönlendirmeniz hem rencide edici hem de tehlike yaratıcı olabilir. Olanağınız varsa yardım etmek için yanına gidiniz. Duraklarda hangi otobüsün geldiğini öğrenmek isteyip istemediğini sorabilirsiniz. Sizin otobüsünüz daha önce gelirse ayrılacağınızı mutlaka belirtiniz. Yardıma ihtiyacı olmayan bir görme özürlüye yardımcı olmaya kalkışmanız sadece size zaman kaybettirir. kapıları yarı açık bırakmayınız. Onunla daha önce tanımadığı bir odaya girerseniz onu odanın ortasında yalnız bırakmayınız. Bir sandalye veya koltuğa kadar götürünüz.
* Yemekte et varsa, kesmekte yardım isteyip istemediğini sorabilirsiniz, yemeklerin yerini ayrıntılı olarak tarif ediniz.
* Yatılı konuk olarak evinize geldiğinde ona tuvaletin, gardırobun, pencerenin, prizin ve elektrik düğmesinin yerlerini gösteriniz. Ayrıca lambaların açık olup olmadığını bilmek isteyebilir.
* Eğer arzu ederseniz sizinle körlük hakkında konuşabilir ama bu eski bir hikayedir. Sizin olduğu gibi görmeyeninde ilgi duyduğu birçok konu vardır.
alıntı:
http://korler.bilkent.edu.tr/korler/gorkim8.htm |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|